Balıkesir’deki altın madeni projesi için “ÇED gerekli” kararı verildi

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı; Çevre Etki Değerlendirmesi (ÇED) başvurusu daha önce yapılan Balıkesir’in Balya ve İvrindi ilçesi yakınlarında kurulmak istenen altın madeni projesi için Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği’nin başvurusunu kabul etti, proje için “ÇED gerekli” kararı verildi.

Dernek Başkanı Süheyla Doğan, “25 hektarın altında gösterilen bu dosya için ‘bir oyun’ olduğunu söyleyerek, ÇED sürecinin reddedilmesini talep etmiştik. Bakanlık itirazlarımızı değerlendirmiş olmalı ki 25 hektar altında sunulan bu ÇED dosyasını ‘ÇED gereklidir’ kararını verdi… Şirket uzun bir ÇED sürecine girmiş olacak. Normalde biz itiraz etmesek şirket, ‘ÇED gerekli değildir’ kararı alacaktı büyük ihtimalle. Bu kararla da alana girmiş olacaktı. Şirketin hızlıca alana girmesini engellemiş olduk. Umarım, uzun ÇED süreçlerini şirket göze almaz ve projeden vazgeçer” dedi.

Bahar Madencilik şirketi; Balıkesir’in Balya ve İvrindi ilçesi yakınlarında altın madeni işletmek için ÇED başvurusunda bulunmuştu. Şirketin başvurusuna eklediği proje dosyasında; “Belirlenen ÇED Alanı 24,9 ha büyüklüğünde olup batısında yer alan Çamucu Mahallesi’ne 2,9 kilometre uzaklıkta bulunmaktadır. ÇED alanına en yakın hane Çamucu Mahallesi’ne ait bir hane olup uzaklığı 2,18 km’dir” bilgisine yer verilmişti. Ayrıca, proje yerine ilişkin ÇED başvuru dosyasında “Ruhsat alanı iki Balıkesir ili ve Çanakkale illeri içerisinde kalmaktadır. Ruhsat sahası 1323.2 hektar büyüklüğündedir. Ruhsat alanı içerisinde 24,9 ha büyüklüğünde ÇED alanı belirlenmiştir” denilmişti.

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü’ne 13 Şubat’ta, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na ise 27 Şubat’ta başvurmuştu. Dernek, projesi için “ÇED gerekli” kararının verilmesini talep etmişti.

Derneğin, Bakanlığın ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü’ne sunduğu dilekçede şu değerlendirmeler yapılmıştı:

“Balıkesir yöresinde, 2023 yılı başından bu yana yaklaşık bir buçuk aylık bir süre içerisinde 5’i IV. Sınıf, 1.’i kömür madenciliği projelerine ait olmak üzere 6 adet yeni ÇED süreci başlatıldığı ve bu projeler arasında Balya-İvrindi’de Bahar Madencilik Şirketi’ne ait bir altın madeni projesinin de olduğu, bu projenin ruhsat alanının 1323.2 hektar olmasına rağmen 25 hektar altında bir ÇED alanı gösterilerek, Proje Tanıtım Dosyası ile başvuru yapıldığı görülmektedir.

Bizler bu süreci yakından biliyoruz. Şirketler ne yazık ki ÇED Yönetmeliği’nde yer alan açık kapılardan yararlanarak, 25 hektar altı alanlar için başvuru yapıp, ‘ÇED gerekli değil’ kararları alıp işletme izinleri alarak alana yerleşmekte ve daha sonra kapasite artışı projeleri sunmaktadır. Hemen her maden şirketinin ÇED sürecinde görülen bu yaklaşım kabul edilemez. Bakanlığınızın şirketlerin sondaj ve muhtemel rezerv alanları bilgilerini de talep edip projenin bütününe dikkate alarak bu tür projeleri reddetmesi ve ayrıca bu konuda ÇED yönetmeliğinde gerekli değişikliği yaparak bu duruma izin vermemesi zorunludur.

Bahar Madenciliğin Balıkesir’deki söz konusu projesi de dahil olmak üzere tüm enerji ve madencilik projeleri ve Kanal İstanbul gibi tüm mega projelerle ilgili ÇED süreçlerinin durdurulmasını hususunda gereğini müsaadelerinize sunarız.”

Derneğin başvurusu üzerine “ÇED gerekli” kararı verildi

Bakanlık, derneğin başvurusu üzerine proje için “ÇED gerekli kararı verdi. Dernek Başkanı Süheyla Doğan, kararı ANKA Haber Ajansı’na değerlendirdi. Doğan, şunları söyledi:

“Bahar Madencilik’in Balya’nın Çamucu köyü yakınlarında başlatmak istediği yeni altın maden projesi için ÇED süreci başladığında bizler de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na ve il müdürlüğüne itiraz dilekçesi yazmıştık ve 25 hektarın altında olarak gösterilen bu dosya için ‘bir oyun’ olduğunu söyleyerek ÇED sürecinin reddedilmesini talep etmiştik. Bakanlık itirazlarımızı değerlendirmiş olmalı ki 25 hektar altında sunulan bu ÇED dosyasını ‘ÇED gereklidir’ kararını verdi, kabul etmemiş oluyor. Bu durumda şirket yeniden ÇED başvuru dosyası hazırlayacak, proje tanıtım dosyası yerine. Daha sonra halkın katılım toplantısı, inceleme toplantısı süreçleri işleyecek. Şirket uzun bir ÇED sürecine girmiş olacak. Normalde biz itiraz etmesek şirket, ‘ÇED gerekli değildir’ kararı alacaktı büyük ihtimalle. Bu kararla da alana girmiş olacaktı. Şirketin hızlıca alana girmesini engellemiş olduk. Umarım, uzun ÇED süreçlerini şirket göze almaz ve projeden vazgeçer. Bizim de bunun için mücadelemiz sürecek.”

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir